Arif Ahmet Denizolgun’un Ölümüyle İlgili Soruşturmada Yeni Gelişme

YAŞAM 26.08.2026 - 10:11, Güncelleme: 26.08.2026 - 10:11
 

Arif Ahmet Denizolgun’un Ölümüyle İlgili Soruşturmada Yeni Gelişme

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda, ölümün “şüpheli” olduğu değerlendirilirken, Denizolgun’un yastıkla boğulmuş olabileceği ihtimali gündeme geldi.

ÖLÜM “ŞÜPHELİ” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da gerçekleşen ölümüne ilişkin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda; 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydı, Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağı ve soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler incelendi. Raporda, mevcut bulgular ışığında Denizolgun’un ölümünün şüpheli olduğu değerlendirilirken, ölüm şeklinin kesin olarak ortaya çıkarılması için yeni incelemelere ihtiyaç bulunduğu belirtildi. “YASTIKLA BOĞULMUŞ OLABİLİR” Bilirkişi raporunda, Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4×6, 3×5, 2×4 ve 1×2 santimetre boyutlarında dört ayrı ekimotik alan bulunduğu kaydedildi. Bu bölgelerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesinin, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği belirtildi. Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri değerlendirilerek, bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle basarken ağız ve burnunu yastıkla kapatarak nefessiz bırakmasının ölüm mekanizması açısından mümkün olduğu ifade edildi. Raporda, mevcut bulgular ve otopsi sırasında cesetteki ileri derecedeki çürüme durumu birlikte değerlendirildiğinde, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı belirtildi. 2016’DAKİ “DOĞAL ÖLÜM” RAPORU YENİDEN GÜNDEMDE Denizolgun’un 2016 yılında hazırlanan otopsi raporunda ölüm nedeni “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak değerlendirilmişti. Yeni bilirkişi raporunda ise mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ifade edildi. Bu nedenle 2016 yılındaki değerlendirmede adli tıbbi eksiklik bulunduğu belirtilirken, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için yeni incelemeler yapılması gerektiği kaydedildi. AĞIR METALLER DE TESPİT EDİLMİŞ Bilirkişi raporunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Denizolgun’un 2016 yılında yapılan incelemelerinde dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallerin tespit edilmiş olması oldu. Ancak bu maddelerin düzeylerinin raporlara yansıtılmadığı belirtilerek, söz konusu maddelerin ölümdeki olası etkisinin mevcut veriler üzerinden objektif biçimde değerlendirilemediği ifade edildi. ALİHAN KURİŞ VE DİĞER ŞÜPHELİLER HAKKINDA SORUŞTURMA Bilirkişi raporunun ardından Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Öte yandan Denizolgun’un ölüm raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan işlem başlatıldığı bildirildi. Otopsi görüntülerinin bulunmadığını bildirmesine rağmen daha sonra söz konusu görüntüleri gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da aynı suç kapsamında soruşturma açıldı. YENİ İNCELEMELER YAPILACAK Bilirkişi raporunda ölüm nedeninin kesin biçimde belirlenebilmesi için Denizolgun’un tüm tıbbi geçmişinin incelenmesi, 2016 yılındaki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işlemi sonrasında alınan numuneler üzerinde yeni analizler yapılması gerektiği belirtildi. Yapılacak incelemelerin ardından dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından müştereken değerlendirilmesi ve Denizolgun’un ölüm nedeninin ve şeklinin net ve objektif biçimde ortaya konulması gerektiği kaydedildi. Soruşturmanın bundan sonraki süreçte yapılacak adli tıbbi incelemeler ve savcılık değerlendirmeleri doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor. Hamdi Acet SonAlanya
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda, ölümün “şüpheli” olduğu değerlendirilirken, Denizolgun’un yastıkla boğulmuş olabileceği ihtimali gündeme geldi.

ÖLÜM “ŞÜPHELİ” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da gerçekleşen ölümüne ilişkin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldı.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda; 2016 yılındaki otopsiye ait 145 fotoğraf ve video kaydı, Adli Tıp Kurumu raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri, 19 Ağustos 2026 tarihli fethi kabir tutanağı ve soruşturma dosyasındaki diğer adli tıbbi belgeler incelendi.

Raporda, mevcut bulgular ışığında Denizolgun’un ölümünün şüpheli olduğu değerlendirilirken, ölüm şeklinin kesin olarak ortaya çıkarılması için yeni incelemelere ihtiyaç bulunduğu belirtildi.

“YASTIKLA BOĞULMUŞ OLABİLİR”
Bilirkişi raporunda, Denizolgun’un otopsi fotoğrafları ve video kayıtlarında sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan yaklaşık 4×6, 3×5, 2×4 ve 1×2 santimetre boyutlarında dört ayrı ekimotik alan bulunduğu kaydedildi.

Bu bölgelerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesinin, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini gösterdiği belirtildi.

Lezyonların büyüklüğü ve göğüsteki yerleşimleri değerlendirilerek, bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle basarken ağız ve burnunu yastıkla kapatarak nefessiz bırakmasının ölüm mekanizması açısından mümkün olduğu ifade edildi.

Raporda, mevcut bulgular ve otopsi sırasında cesetteki ileri derecedeki çürüme durumu birlikte değerlendirildiğinde, Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı belirtildi.

2016’DAKİ “DOĞAL ÖLÜM” RAPORU YENİDEN GÜNDEMDE
Denizolgun’un 2016 yılında hazırlanan otopsi raporunda ölüm nedeni “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak değerlendirilmişti.

Yeni bilirkişi raporunda ise mevcut belgeler üzerinden travmatik olmayan beyin kanaması sonucuna ulaşılmasını sağlayacak yeterli objektif bulgunun ortaya konulmadığı ifade edildi.

Bu nedenle 2016 yılındaki değerlendirmede adli tıbbi eksiklik bulunduğu belirtilirken, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için yeni incelemeler yapılması gerektiği kaydedildi.

AĞIR METALLER DE TESPİT EDİLMİŞ
Bilirkişi raporunda dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Denizolgun’un 2016 yılında yapılan incelemelerinde dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallerin tespit edilmiş olması oldu.

Ancak bu maddelerin düzeylerinin raporlara yansıtılmadığı belirtilerek, söz konusu maddelerin ölümdeki olası etkisinin mevcut veriler üzerinden objektif biçimde değerlendirilemediği ifade edildi.

ALİHAN KURİŞ VE DİĞER ŞÜPHELİLER HAKKINDA SORUŞTURMA
Bilirkişi raporunun ardından Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı.

Öte yandan Denizolgun’un ölüm raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan işlem başlatıldığı bildirildi.

Otopsi görüntülerinin bulunmadığını bildirmesine rağmen daha sonra söz konusu görüntüleri gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında da aynı suç kapsamında soruşturma açıldı.

YENİ İNCELEMELER YAPILACAK
Bilirkişi raporunda ölüm nedeninin kesin biçimde belirlenebilmesi için Denizolgun’un tüm tıbbi geçmişinin incelenmesi, 2016 yılındaki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işlemi sonrasında alınan numuneler üzerinde yeni analizler yapılması gerektiği belirtildi.

Yapılacak incelemelerin ardından dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu ile 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından müştereken değerlendirilmesi ve Denizolgun’un ölüm nedeninin ve şeklinin net ve objektif biçimde ortaya konulması gerektiği kaydedildi.

Soruşturmanın bundan sonraki süreçte yapılacak adli tıbbi incelemeler ve savcılık değerlendirmeleri doğrultusunda ilerlemesi bekleniyor.

Hamdi Acet SonAlanya

Antalya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sonalanya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.